Ferdinand Steinbeis Hakkında

Ferdinand Steinbeis 5 Mayıs 1807 tarihinde, Maulbronn şehri yakınlarındaki Ölbronn’da bir rahibin ailesinde dünyaya geldi. Aile daha sonra Steinbeis’ın gençlik yıllarını geçtirdiği ve 1833 yılında evlendiği Heilbronn yakınlarındaki Ilsfed’e taşındı. Ferdinand’ın ailesi yetenekli ve çalışkan bireylerden oluşuyordu. Büyük dayısı Karl Kerner (daha sonra Baron von Kerner ünvanını almıştır) topçu subayıydı ve Württemberg’in madencilik endüstrisini yönetiyordu. Küçük dayısı Justinus Kerner ünlü bir şairdi. Genç Ferdinand, yaratıcı hayal gücünü büyük dayısı Karl’dan almıştı. Babası, Ferdinand’ın kendisi gibi rahip olmasını istese de Ferdinand’ın aklının teknik işlerde olduğu küçük yaşlardan beri belliydi. Karl dayısının ısrarları sonucu babası Ferdinand’ın metalürji alanında çırak olarak çalışmasına razı oldu. 14 yaşında Wasseralfinger Demir Çelik Fabrikasında çırak olarak çalışmaya başlayan Ferdinand kısa sürede karmaşık teknik sorunlara çözüm bulması ile ün saldı. 3 yıl sonra Tübingen Üniversitesi tabii bilimler fakültesine girdi.

Steinbeis’ın akademik geçmişi de oldukça etkileyicidir. Olağanüsti gayreti, ayrıntılara dikkat etmesi ve güvenilirliği ile kısa sürede herkesin dikkatini çekti. Beş sömestrede tüm tabii bilimlerde, özellikle kimyada tüm derslerini tamamlayarak yeterlilik sınavını verdi. 20 yaşında cam imalatı konusunda doktora derecesi aldı. 1827 yılında Württemberg Kıraliyet Demir Çelik Fabrikasında atölye şefi olarak çalışmaya başlayan Steinbeis, genç bir çalışanın yaratıcı yeteneklerini kendileri için tehdit olarak algılayan amirlerin ne tür güçlükler çıkarabileceğine şahit oldu. 1831 yılında Prens Karl Egon von Fürstenberg tarafından Demir Çelik Fabrikasının başına getirildi. Steinbeis’ın bu yeni pozisyonundaki ilk zorlu görevi yüksek fırınlarında su gücünün daha etkili kullanılmasıydı. Teorik bilgisini pratik deneyimleriyle birleştirme yeteneği sayesinde Steinbeis, sorumlu olduğu fabrikaların verimliliğini bir kaç katına çıkardı. Bunun üzerine Prens, mühendislik işlerinin sorumluluğunu da ona vererek Seinbeis’ı cam kaplar yapan bir fabrikasının kurulması, bir bira fabrikasının genişletilmesi ve bir un fabrikasının inşaatı ile görevlendirdi.

Bu sıralarda Steinbeis, elindeki işgücünün eğitimi konusunda yeni düşünceler geliştirmekteydi. Personelini bizzat eğitiyor, iyi yetişmiş personelin diğer ülkelere gönderilerek görgü ve deneyimlerinin arttırılmasını planlıyordu. Bu düşünceler başlangıçta pek ilgi görmedi. 1842 yılında Steinbeis şimdiki ismi Saarland olan Neunkirchen kentinde Stumm ailesine ait olan metal işleri fabrikasının başına geçti. İlk önemli görevi kok ateşleme sürecini iyileştirmekti. Steinbeis sorunu çok hızlı çözerek Almanya’nın batısındaki ilk pik demir kalitesinden bağımsız olarak çalışan kalıcı bir kok ateşleme sistemi kurdu. Daha sonra buhar temelli üretim sürecine geçerek fabrikanın su gücüne olan bağımlılığını ortadan kaldırdı. 1845 yılında yüksek fırınlar için yeni bir körük yapımına başladı. Bir yandan da imalat problemlerine çözüm bulma yollarını araştırmak için sık sık İngiltere’ye gidiyordu. Steinbeis bir yandan teknik problemleri çözmeye çalışırken bir yandan da personelini eğitime teşvik ediyordu. Yetişmiş personelin şirketten ayrılmasını engellemek için işyerinde bir çeşit sosyal güvenlik sistemi kurdu. İhtiyacı olanların borç alabileceği bir yardım sandığı, iş göremeyecek duruma düşenlere aylık bağlanması, işyerinde doktor ve kantin bulundurulması ve ev almak isteyenlere yardım yapılması gibi mekanizmalar kurdu. Ancak, 1848 yılında işyeri sahibi Karl Friedrich Stumm’un ölmesi üzerine fabrikanın yeni sahibi tarafından işten çıkartıldı.

8 Haziran 1848’de Württemberg hükümeti ülke ticaret ve sanayiini desteklemek amacıyla Ticaret ve Sanayi Merkez Ofisi’nin kurulmasını onayladı. Kral I. William, bu kurumda yöneticilik teklif edince Steinbeis hemen kabul etti ve 25 Ağustos 1848’de kuruma Teknik Yönetici olarak atandı. Kamu kurumlarında yönetimin tamamen hukukçuların elinde olduğu bir dönemde teknik bir kişinin bir kamu kuruluşunda bu kadar üst düzey görev alması şaşkınlıkla karşılandı. Çok geçmeden Merkezi Ofis’e yön veren en önemli kişiliğin Steinbeis olduğu anlaşıldı ve 1855 yılında bu kurumun direktörlüğüne getirildi, hemen sonra da Başkan oldu. Steinbeis’ın Merkezi Ofis’in başı olarak uzun ve başarılı kariyeri 18 Aralık 1878’de gümrük korumalarına karşı çıkması sonucu tersine döndü. Başlangıçta gümrük korumalarının gerekliliğini savunmuş olmasına rağmen zaman içinde sanayinin uluslararası pazarlarda kendini kanıtlaması gereğine inanmış ve gümrük korumalarının bu süreci yavaşlattığı sonucuna varmıştı. Steinbeis, yönetmekte olduğu kurumda kendisine adil davranılmadığını hissederek zamanla tüm idari görevlerini başkalarına devretti ve 1880 yılında emekli oldu. 7 Şubat 1893’de Leipzig’de hayata veda eden Steinbeis’ın mezarı Ulm şehrindedir.

Sanayinin Güçlendirilmesi

Ferdinand Steinbeis’ın Model Olarak Benimsediği Belçika Yaklaşımı Steinbeis’ın fikirleri endüstriyel olarak Württemberg’den daha gelişmiş olan diğer ülkelerden esinlenmiştir. Bunlar arasında onun amacına en uygun olanlar İngiltere ve Belçika’ydı. Württemberg’de bir zamanlar parlak olan dokuma endüstrisi gerilemeye başlayınca Belçika’nın kendi dokuma endüstrisini nasıl desteklemekte olduğu merak ediliyordu. Bu nedenle Kral I. William Steinbeis’ı Belçika’ya gönderdi. Belçikalıların teknolojik ilerlemenin önemini kavramış olduğunu farkeden Steinbeis, eğitim sisteminde önemli iyileştirmeler yapılması konusunda fikirler geliştirdi. Belçika hükümetinin insiyatifi ile kurulan eğitim atölyeleriyle üretimin teknik standartları yükseltilmeye çalışıyordu. Bu eğitim tesisleri iş dünyasına verilen krediler ya da sübvansiyonlarla kuruluyordu. Aynı amaçla, Belçika’daki mesleki ve teknik eğitim sistemi geliştiriliyordu. Bu da aynı derecede Steinbeis’ın dikkatini çekti. Belçika’daki iş dünyasının geliştirilmesine yönelik diğer teşvikler arasında fuarların düzenlenmesi, sanayicilere üstün başarı nişanlarının verilmesi, yeni teknolojilerin geliştirilmesi için buluş yapanlara ödül verilmesi, eğitim almak ve diğer ülkelere gitmek isteyenlere verilen hibeler vardı. Steinbeis, 1853 yılında “Belçika Endüstrisinin Başarısıyla Kanıtlanan İş Dünyası Desteklerinin Temel Bileşenleri” başlıklı bir kitap yayınladı. Kitapta kendi gözlemlerine dayanarak Belçika’daki durumu tanıtıyordu. Kapanış bölümünde Steinbeis, bu gözlemlere dayanarak Württemberg Endüstrisinin desteklenmesi ile ilgili şu önerileri getiriyordu:

  • Belçika’daki eğitim atölyelerine benzer model kuruluşlar oluşturmak
  • Özel şirketlerin eşit koşullarda yararlanabileceği teknik araçların satınalınması ve teknik personelin yetiştirilmesi
  • Genç sanayicilere diğer ülkeleri ziyaret etmeleri için hibe verilmesi
  • İhracat şirketleri kurararak ihracatın arttırılması
  • Fuarcılık sektörüne destek verilmesi
  • Sanayicilere ödüller verilmesi
  • Mesleki eğitimin genişletilmesine önem verilmesi,özellikle Belçika modelinde olduğu gibi farklı alanlarda sanayi, ticaret ve teknik resim eğitimi veren okulların kurulması
  • Örnek makina, tezgah ve çizimlerin kolleksiyonunun yapılması.

Bu önerilerini günlük hayatında uygulayan Steinbeis üç temel alan üzerine odaklandı:

  • Mesleki eğitimin geliştirilmesi
  • Fuarlara katılım
  • Bir sanayi ürünleri kolleksiyonunun oluşturulması (daha sonra Landesgewerbe Müzesi haline gelimiştir)

Bu konularla birlikte Steinbeis kendisini sanayinin geliştirilmesine adadı.

Eğitim ve Öğretimin İyileştirilmesi

Steinbeis, Württemberg’deki mesleki ve teknik eğitimin babasıdır. Ülke çapında mesleki ve teknik okul kurmuştur. Yapmış olduğu yurtdışı seyahatlerden getirdiği bir çok kitabı tercüme ettirerek eğitim materyali olarak kullanmıştır. Bir çok eğitim el kitabını bizzat kendisi yazmıştır. Steinbeis’ın döneminde özel yetenekleri olan öğrenciler ve iş becerisine sahip kişilere mali destek vererek bilgilerini arttırmak için yurtdşına gönderilmiştir. Bu destekten yararlananlar arasında Gottlieb Daimler adında bir ateşli silah üreticisi de vardır. Daimler, şimdi Teknik Üniversite olan Stuttgart Polytechnic Enstitüsünde okumak ve İngiltere’ye gitmek için Steinbeis aracılığıyla burs almıştır.

Steinbeis her zaman eğitimde paralel yaklaşımdan yana olmuştur. Görüşüne göre mesleki yeterliliğe sahip sınai işgücü yetiştirmek için teorik bilginin mutlaka uygulama becerileri ile birleştirilmesi gerekmekteydi. Kendi ağzından söylemek gerekirse, “Eğer bir kişi ileri derecede sanayi icra etmek istiyorsa bunun için bilim ile el becerilerini evlendirmesi gerekiğini hiç bir zaman unutmamalıdır. Elleri ile çalışıyor olmaktan utanmamalı ve kutsal bilime yabancı kalmamalıdır. 1853 yılında Kral’ın emriyle Sınai Eğitim Okulları Komisyonu kuruldu. Bu komisyon sadece alanlarında uzmanların çalıştığı “elit” okulların kurulmasından sorumluydu.

Steinbeis, aşağıdaki koşulları komisyona kabul ettirmeyi başardı:

  • Devam mecburiyeti olmayacak
  • Öğrenciler aldıkları eğitim karşılığında ücret ödeyecekler
  • Dersler çalışma saatleri dışında verilecek

Bu okullara sadece istekli öğrencilerin gelmesini istiyordu. Bazı engellemelere rağmen bu okullar büyük başarı elde etti ve kontenjanları kısa sürede doldu. Steinbeis’ın Belçika’dan getirdiği bir başka düşünce de eğitim atölyeleri idi. Bunun yanında kadınlara daha ileri derecede iş yapmaları için beceri kazdıracak eğitim programlarının geliştirilmesi ile uğraştı. Kadınlara yönelik ilk eğitim okulu 1868 yılında Reutlingen’de kuruldu. Mesleki ve teknik eğitimdeki bu yeni yaklaşımların başarısı Avusturya ve Prusya gibi diğer ülkeler tarafından benimsendi. Steinbeis güçlü bir ekonomi ve sağlıklı bir toplum elde etmek için her zaman uygun bir iş eğitiminin şart olduğuna inanmıştır. Her zaman kullandığı sloganı Bildung ist Brot (Eğitim Ekmektir) idi.

Steinbeis Vakfı

Ferdinand Steinbeis, Württemberg sanayiinin kurucusu değildir. Aynı dönemde bu bölgede yetişmiş çok sayıda cesur ve yaratıcı girişimci olmadan böyle bir sanayinin kurulma başarısı elde edilemezdi. Ancak, bu başarıda Steinbeis’in engin bilgisi ve yorulmak bilmeyen çabaları büyük rol oynamıştır. 1868 yılında 60. Yaşını kutlamak için ülkenin önde gelen imalatçıları Steinbeis’a olan saygılarının bir göstergesi olarak aralarında oldukça önemli miktarda bir para toplayarak geliri ticaret ve sanayide çalışan genç insanları desteklemekte ve eğitimlerine katkıda bulunmakta kullanılmak üzere Steinbeis Vakfını kurdular. Vakfın denetimini Merkez Ofis üstlendi. 1923 yılındaki büyük devalüasyon sırasında vakıf tüm varlığını kaybederek faaliyetlerini durdurdu. Bugün ayakta olan “Steinbeis İktisadi Kalkınma Vakfı”nın kuruluşu 1971’e dayanmaktadır. 1983’den bu yana yöntemi ve konsepti kendisine ait olan Steinbeis aktarım merkezlerini Profesör Dr. Johann Löhn inşa etmiş ve Vakfın 600’den fazla merkez içeren uluslararası bir teknoloji ve bilgi transferi grubuna dönüştürmüştür. Vakfa Steinbeis isminin verilmesi ve yenilikçilik geleneği ile olan ilintisi Steinbeis’da var olan yüksek değerlerin vakfın kurucularında da olduğunun bir göstergesidir. Yenilikçilik, bilgi, teknoloji ve hayat boyu öğrenme konusunda öncü olmuş bu kişiye saygının bir ifadesi olarak bugünkü vakıf bu biyografiyi hazırlamıştır.